Olay, 14 Kasım 2022 tarihinde Ayazma Mahallesi Kuvayı Milliye Caddesi üzerindeki bir apartmanda gerçekleşti. Uyuşturucu bağımlısı olduğu iddia edilen 24 yaşındaki bir genç ile babası arasında başlayan sözlü tartışma, büyüyerek fiziksel bir çatışmaya dönüştü. Genç, babasına saldırdıktan sonra, baba da oğlunun boğazını sıkarak karşılık verdi. Oğlunun bilincini kaybettiğini fark eden baba, eylemini sonlandırdı.
Annenin acil yardım çağrısının ardından, olay yerine gelen sağlık ekipleri genci hastaneye kaldırdı. Ancak genç, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Baba gözaltına alındı ve mahkemeye sevk edilerek tutuklandı. 1 Kasım 2023 tarihinde görülen duruşmada, sanık tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

PROSEKÜTÖR CEZA TALEP ETTİ
Olayla ilgili dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Duruşmaya tutuksuz sanık ve avukatı katıldı. Sanık, önceki ifadelerine ek olarak savunmalarını tekrar etti.
Cumhuriyet savcısı mütalaasında, olay günü gencin annesine hitaben hakaretler savurduğunu ve bu sözlerle başlayan bir tartışmanın yaşandığını belirtti. Savcı, gencin fiziksel saldırıda bulunduğu, sonrasında babasının ise boğazını sıkarak ölümüne neden olduğunu ifade etti.

Başka bir noktada, sanığın eyleminin haksız saldırıyı orantılı biçimde defetmediği ifade edildi. Mütalaada, ilk saldırının gencin tarafından gerçekleştirildiği ve sanığın da haksız tahrik altında suç işlediği vurgulandı.
Savcı, sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Ancak, haksız tahrik sebebiyle 18 ile 24 yıl arasında hapis cezası istedi.
“NÖBET TUTTULAR”
Sanık, mütalaaya karşı çıkarak, “Beraatimi, lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum” dedi.

Sanık avukatı, “Mütalaya katılmıyoruz. Müvekkil, maktul tarafından birçok kez şiddete maruz kalmıştır, bu da ses kayıtlarıyla belgelenmiştir. Olay günü, sanık kendisini ve eşini korumak için hareket etmiştir. Sanık ve eşi, maktulden korktukları için geceleri sırayla uyudukları biliniyor” şeklinde görüş bildirdi.
Akkaya, “Olay sırasında maktul müvekkile saldırmış, müvekkil karşı koyarken maktul hareketsiz kalmıştır. Maktulün akciğer sağlık sorunları da dikkate alınmalıdır. Belki de daha sağlam birine karşı sanık bu eylemi gerçekleştirse ölüm meydana gelmeyecekti. Müvekkilin beraatini talep ediyoruz” dedi.

SUÇ KORKUYLA İŞLENDİ
Mahkeme heyeti, sanığın savunma gereği haksız saldırıyı mevcut koşullar altında orantılı olarak defetmek zorunda olduğuna ve bu nedenle suçta kusurunun bulunmadığına karar verdi. Sonuç olarak, sanığın cezalandırılmasına yer olmadığına hükmedildi.
