Antibiyotik Direnci, İnsanlığı Tehdit Eden Küresel Bir Kriz
Dünya sağlık otoriteleri, antibiyotik direncinin giderek artan bir tehdit oluşturduğunu ve küresel bir sağlık krizi riskini beraberinde getirdiğini açıkladı. Her yıl milyonlarca insanın tedavi edilemeyen antibiyotik dirençli enfeksiyonlarla karşı karşıya kaldığı vurgulanıyor.
4,95 Milyon Ölüm ve Üzücü Rakamlar
2019 yılındaki verilere göre, dünya genelinde tahmini 4,95 milyon ölüm, doğrudan veya dolaylı olarak antibiyotik dirençli enfeksiyonlarla ilişkilendirildi. Bu endişe verici rakam, dirençli bakterilerin hızla yayılmakta olduğunu gösteriyor. Sadece ABD’de, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine dayanacak olursak, yılda en az 35.000 kişi, antibiyotik direncine bağlı enfeksiyonlar nedeniyle yaşamlarını kaybediyor.
Dirençin Yayılma Sebepleri: Yanlış ve Gereksiz Kullanım Öne Çıktı
Uzmanlar, antibiyotik direncinin temel nedenini, gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımında görüyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Kara, konuya ilişkin olarak; "Antibiyotikler yalnızca bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkilidir. Grip ve soğuk algınlığı gibi viral hastalıklarda ise gereksiz kullanım söz konusu. Bu durum, bakterilerin evrim geçirerek ilaçlara karşı direnç kazanmasına neden oluyor" diye konuştu. Tarım sektöründeki antibiyotik kullanımının büyüme faktörü olarak kullanımı ile hayvanlardan insanlara geçen dirençli bakterilerin, halk sağlığını tehdit ettiği de belirtilen önemli etkenler arasında.
Çözüm İçin Çok Katmanlı Bir Yaklaşım Gerekli
Kocaeli Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, "Bu krize karşı hem bireysel hem de toplumsal olarak harekete geçmeliyiz" diyerek şunları önerdi:
-
Akılcı Antibiyotik Kullanımı: Antibiyotikler yalnızca hekim reçetesiyle alındığı sürece güvenli kullanılır. Hastaların doktor tavsiyesi dışındaki ilaç kullanımından kaçınmaları gerekiyor.
-
Halk Bilinçlendirme Çalışmaları: Antibiyotiklerin yanlış kullanımıyla ilgili kamu spotları ve bilinçlendirme programları önem kazanıyor.
-
Yeni Antibiyotikler Üzerinde Araştırma: İlaç firmaları ve araştırma kurumları, dirençli bakterilerin önüne geçmek için yeni antibiyotik geliştirilmesi için çaba göstermeli.
- Hijyen ve Enfeksiyon Kontrol: Enfeksiyonların yayılmasının önlenmesi için el hijyenine özen gösterilmesi ve sağlık kuruluşlarında enfeksiyon kontrol tedbirlerinin iyileştirilmesi gerekiyor.
Uzmanlar ayrıca, vatandaşların antibiyotik kullanımı hakkındaki anlayışlarının ve bilincine yerleşmesi gerektiğini belirtiyor. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Selim Şahin, belirttiği, "Hastaların doktorun verdiği doz ve tedavi süresine tam olarak uyması gerekiyor. Tedavinin yarım bırakılması, bakterilerin direnç kazanmasına ve halk sağlığı için daha ciddi sorunlara yol açabilir." ifadeleri, konuya ilişkin önemli bir vurgu.
BM ve DSÖ, Küresel Çalışma Gereğini Vurguladı
Birleşmiş Milletler (BM) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), antibiyotik direncinin önüne geçebilmek için uluslararası iş birliği içinde küresel ve ulusal eylem planları hazırlanması gerektiğini açıkladı. Bu eylem planında, ulusal sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi, tarım ve hayvancılık sektörlerinde antibiyotik kullanımının sınırlandırılması ve iş birliklerinin sağlanması yer almalı.
