USD44,32
%0.04
EURO51,27
%-0.05
CNY5,96
%0.12
GBP59,27
%-0.54
EURO/USD1,16
%-0.12
BIST13.047,72
%-0.51
BTC3.025.576,44
%-1.02
  1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. IMF’den Kırılganlık ve Ekonomik Risk Uyarısı

IMF’den Kırılganlık ve Ekonomik Risk Uyarısı

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Uluslararası Finans Enstitüsü (IMF), Küresel Finansal İstikrar Raporu’nun ekim sayısını “Rotayı Sabitlemek: Belirsizlik, Yapay Zeka ve Finansal İstikrar” başlığıyla duyurdu.

Yayımlanan raporda, nisan ayından bu yana küresel ekonomik aktivitenin ılımlı bir seyir izlediği ve enflasyonun azalma eğiliminde olduğu ifade edildi.

Büyük merkez bankalarının parasal gevşeme politikalarını sürdürmesi, finansal koşulların uyumlu kalmasına, gelişmekte olan piyasalardaki dirençliliğe ve varlık fiyatlarındaki dalgalanmanın düşük seviyelerde kalmasına yol açtı. Ancak raporda, “Kısa vadeli riskleri aşağıda tutan destekleyici finansal koşullar, aynı zamanda kırılganlıkların artmasına zemin hazırlamakta ve ileride finansal istikrara yönelik tehditleri artırmaktadır” denildi.

Rapor, artan kırılganlıkların, devam eden askeri çatışmalar ve yeni yönetimlerin belirsizlik taşıyan politikaları nedeniyle daha olası hale gelen olumsuz şokları artırabileceğinin altını çizdi.

Özellikle belirsizlik ile piyasa oynaklığı arasındaki boşluğun genişlemesi, ani dalgalanma ve keskin varlık yeniden fiyatlandırması olasılığını artırdığı vurgulandı. Raporda, ağustos ayındaki piyasa çalkantılarının çıkabilecek sert tepkilere dair bilgi sunduğu hatırlatıldı.

“Yüksek Borç Seviyeleri Küresel Problemler Yaratmaya Devam Ediyor”

Raporda, ekonomik belirsizliklerin artmasının gelecekteki ekonomik büyüme, varlık fiyatları ve banka kredi büyümesi üzerinde aşağı yönlü riskleri artırabileceği belirtildi. Belirsizlikteki bir artışın, küresel finansal krizdeki artışla eşdeğer büyüklükte bir sıçramanın yıllık küresel gayri safi yurt içi hasıla büyümesini 1,2 puan kötüleştireceği kaydedildi.

Bu etkinin, makro finansal kırılganlıkların daha yüksek olduğu veya piyasa dalgalanmaklarının belirsizlikten ayrı bir seyir izlediğinde daha güçlü olacağı ifade edildi. Ayrıca, belirsizliklerin, ticaret ve finansal ilişkiler aracılığıyla sınır ötesi bulaşma riskini tetikleyebileceği kaydedildi.

Devletlerin yüksek borç seviyeleri ve hızlı büyümeleri, küresel zorluklar yaratmaya devam ettiği vurgulandı.

“Gelişmiş Ülkelerin Parasal Politika Gevşetimi Gelişen Pazarlar Üzerindeki Baskıları Rahatlatabilir”

Gelişmekte olan piyasalardaki dayanıklılığın nisan ayından bu yana sürdüğü ifade edildi. Gelişmiş ülkelerin para politikalarını gevşetme adımının, kısa vadede gelişmekte olan piyasalara olan baskıyı azaltabileceği aktarıldı.

Ancak rapor, ticaret politikaları ve jeopolitik belirsizliklerin yanı sıra, Çin’deki yavaşlayan ekonomik büyüme görünümünün gelişen piyasalarda finansal istikrarı koruma çabalarını zorlaştırabileceğine dikkat çekti.

Ticaret kısıtlamalarının ve jeopolitik olayların şirketler üzerindeki etkisinin muhtemel olduğu belirtildi. Ticari gayrimenkul sektöründeki baskıların halen yoğun olduğu ifade edildi.

Raporda, küresel bankacılık sektörünün bol sermaye ve likidite tamponları ile dirençli kalmayı sürdürdüğü, bazı kredi türlerinde batık kredi oranlarının arttığına rağmen genel varlık kalitesinin önemli ölçüde bozulmadığı açıklandı. Ancak faiz indirimlerinin banka karlılığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği kaydedildi.

Sermaye piyasası faaliyetlerinde yapay zekanın kullanımının, banka dışı finansal kuruluşların büyümesini destekleme potansiyeli taşıdığına dikkat çekilirken, yapay zekanın muhtemel riskleri de gündeme getirildi.

“Politika Yapıcılar Kırılganlıklara Karşı Harekete Geçmeli”

Rapor, kısa vadeli finansal istikrar risklerinin kontrol altında görünmesine rağmen, finansal sistemdeki kırılganlıkların arttığını belirtip, politika yapıcıların bu kırılganlıkları sınırlamak için harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

Merkez bankalarının para politikalarının herhangi bir veriye aşırı tepki vermemesi gerektiği ve bunun belirsizliği azaltmaya yardımcı olabileceği ifade edildi. Ayrıca birçok ülkenin borçlarının pandemi öncesi seviyeleri aştığı için mali ayarlamaların gerekliliği ifade edildi.

Borçlanmanın birikimi ve artan ekonomik belirsizliklerin, makro ihtiyati politika çerçevesinin güçlendirilmesi ihtiyacını vurguladığı kaydedildi. Şirketlerin ve ticari gayrimenkul sektörünün zayıflıklarının izlenmesi için sürekli bir teyakkuz gerektiğine dikkat çekilirken, stres testi ve risk yönetiminin önem taşıdığı vurgulandı.

IMF’den Kırılganlık ve Ekonomik Risk Uyarısı
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir