Hazine ve Maliye Bakanı: Enflasyon Programımıza Yanıt Veriyor
Hazine ve Maliye Bakanı, bir düşünce kuruluşunun düzenlediği etkinlikte önemli açıklamalarda bulundu.
Bakan, para politikasının zamanla etkilerini göstermeye başladığını belirterek, "Negatif mali itki ve daha destekleyici gelirler politikası dezenflasyon sürecini hızlandıracaktır. Firmaların fiyatlama davranışlarına yönelik iyileşmeler gözlemleniyor. Türkiye’nin güçlü büyümeyi sürdürebilmesi için fiyat istikrarı şarttır, büyüme ile enflasyon arasında bir çelişki yoktur" ifadelerinde bulundu.
Cari Açık ve Enerji Politikaları
Cari açığın daralmasına da değinen Bakan, "Petrol ve doğal gaz üretimindeki artış, enerji dönüşümü ve aktif sanayi politikalarıyla cari dengedeki iyileşme kalıcı hale getiriliyor. Bu durum, rezerv birikimine katkı sağlarken dış borcun milli gelire oranını da düşürecektir" şeklinde konuştu.
Döviz Rezervlerindeki Artışın Sebepleri
Rezervlerdeki artışın temel nedeninin dolarizasyondaki azalma olduğunu vurgulayan Bakan, bankacılık ve reel sektörün artan dış borç çevirme oranları ile portföy girişlerinin rezerv birikimini artırdığını söyledi. Ağustos 2023’ten bu yana kur korumalı mevduat hesaplarında 100 milyar dolardan fazla azalma yaşandığını aktardı.
Yatırım İçin Türkiye’nin Avantajları
Yatırım olanaklarına dikkat çeken Bakan, Türkiye’nin 90 milyonu aşan nüfusu ve 15 bin dolara yaklaşan kişi başı geliri ile büyük bir ekonomi olduğunu belirtti. Ülkenin büyüme performansının, gelişmekte olan ekonomiler arasında öne çıktığını ifade ederek, "Sadece büyük bir ekonomi değil, aynı zamanda hızlı büyüyen bir ülkeyiz" dedi.
Nitelikli iş gücüne de dikkat çeken Bakan, her yıl 1 milyondan fazla kalifiye iş gücünün üniversite ve meslek okullarından mezun olduğunu vurguladı. Ayrıca, güçlü bir üretim kültürü olduğunu belirten Bakan, bu durumun bir avantaj olduğunu söyledi.
Türkiye’nin AB ile İlişkileri
Bir soru üzerine Bakan, Türkiye’nin BRICS’e katılma isteği hakkında değerlendirmelerde bulundu. BRICS’in mevcut formatının bir diyalog platformu olduğunu ve Avrupa Birliği gibi yapı bakımından eşit olmadığını ifade etti. Türkiye’nin AB için yük değil, kazanç olduğunun altını çizen Bakan, "Daha derin bir entegrasyon istiyorlarsa Türkiye’ye ihtiyacları var; ancak kendi siyasi dinamikleri buna engel" dedi.
Gümrük Birliği’nin Gözden Geçirilmesi
Bakan, ABD’deki vergi kesintilerinin Türkiye üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirerek, "Büyüyen bütçe açığı, artan borç anlamına geliyor. Bu durum, gelişmekte olan piyasalar için olumsuz sonuçlar doğuracaktır" dedi. Ayrıca, olası ticari ayrışmalar nedeniyle Türkiye’nin de etkilenebileceğini ifade eden Bakan, Avrupa siyasi ortamının bu durumu nasıl etkileyeceğinin belirsiz olduğunu belirtti.
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğinin altını çizen Bakan, "Bu güncelleme hizmetler, kamu alımları ve tarımı da kapsayarak ticaret hacmini iki katına çıkarabilir" dedi.
