Spor ve Kalp Krizi: Dikkat Edilmesi Gerekenler
Spor yapmanın insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri birçok sağlık uzmanı tarafından vurgulanıyor. Ancak, spor sırasında kalp krizi riski de dikkate alınması gereken önemli bir konu.
Uzmanlar, düzenli sporun kalp ve damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azalttığını ve kalp sağlığını geliştirdiğini belirtirken, sporun dikkatli yapılması gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde sporun sağladığı faydaların yerini zararın alabileceği ifade ediliyor.
Kardiyoloji alanında uzman olan bir doktor, ağır kaldırma, vücuda yük bindiren şınav, halter ve barfiks gibi egzersizlerin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Aynı zamanda, futbol, basketbol ve tenis gibi yüksek tempolu rekabetçi sporlar da uzun süreli ve yoğun şekilde yapıldığında riskli hale gelebilir.
Sporun yoğunluğu arttıkça vücutta meydana gelen adrenalin artışı, kalp ritminde dengesizlik, kan basıncında ve nabızda aşırı yükselme gibi sorunlara yol açarak ani kalp rahatsızlıkları ve hatta ölümlerle sonuçlanabilir.
Bu nedenle, hareketsiz yaşam tarzını değiştirmek veya rekabetçi sporlara katılmayı düşünen bireylerin mutlaka kardiyolojik değerlendirme yaptırmaları gerektiği vurgulanıyor. Spor yaparken kalbinizi zorlamamak için bazı kurallara ve önerilere dikkat edilmesi büyük önem taşıyor.
Egzersiz sırasında yeterli sıvı alımının ve mineral içeren içeceklerin tüketilmesinin yanı sıra, günde 10 bin adım yürümek kalp sağlığı açısından kritik bir faktör. Bu kadar adım atmak, kan damarlarının sertleşmesini önleyebilir, kan basıncını ve kolesterol seviyelerini düşürebilir.
Dengeli ve doğru şekilde yapılan sporun kalp hastalıklarını önleyici bir tedavi yöntemi olduğu ifade ediliyor. Bilinçli spor yapmanın, kalp, akciğer, beyin ve kaslar üzerindeki kan dolaşımını düzenleyerek damarların işlevselliğini artıracağı belirtiliyor. Yüksek kan basıncı normalleşirken, kalp hastalıkları, kalp krizi ve inme riski azalıyor. Ayrıca, metabolizmadaki insülin direncinin düşmesi, diyabet, aşırı kilo ve obezite riskinin azalması gibi olumlu etkileri olduğu öne sürülüyor. Kötü kolesterol (LDL) seviyesi düşerken, iyi kolesterol (HDL) seviyesi artıyor. Bununla birlikte, endorfin seviyesinin artmasıyla birlikte bireyler kendilerini daha zinde hissedebilir, fiziksel görünümlerini iyileştirebilir ve daha iyi bir uyku düzenine kavuşabilirler.
Düzenli sporun kalp kaslarını güçlendirdiği ve her kas gibi kalp kasının da antrenman ile daha verimli hale geldiği ifade ediliyor. Hem kasılma hem de gevşeme işlevleri güçleniyor.
Son olarak, sporun kalbin daha verimli çalışmasını sağladığı belirtiliyor. Hareketsiz bir yaşam sürdüren bir kişinin kalbi, vücuda gereken kanı dakikada ortalama 75 kez çarparak atarken, düzenli spor yapan birinin kalbinin sadece 60 defa atması yeterli oluyor. Böylece gün içinde 20 bin kalp atımından tasarruf sağlanmış oluyor. Ayrıca, antrenman ile birlikte kalp, stresli durumlarla karşılaştığında daha sakin tepki veriyor; hareketsiz kalan bir kalp ise bu tür durumlara daha kolay tepki verebiliyor.
